2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne dair yürütülen soruşturma, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’nün koordinasyonunda soruşturma kapsamında İstanbul ile Tekirdağ’da dört şüpheliye eş zamanlı baskın düzenlendi.
4 kişi gözaltına alınmıştı
Operasyon sonucunda Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, o dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve vardiya amiri Kazım Beyke gözaltına alındı.
Ambulans şoförü serbest
Ambulans şoförü Süleyman Kaba, kolluk kuvvetlerindeki ifadesinin ardından mevcut delil durumu dikkate alınarak serbest bırakıldı.
Diğer 3 kişi adliyeye sevk edilecek
Diğer üç kişinin gözaltında tutulduğu, pazartesi günü mevcut halleriyle adliyeye sevk edilecekleri öğrenildi.

Ne olmuştu?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Silivri Cezaevi’nde 2011’de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmaya dair açıklamada bulunmuştu.
Gürlek, Kozinoğlu’nun tutuklu kaldığı Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011’de rahatsızlandığını ve Silivri Devlet Hastanesi’ne gönderildiğini hatırlatarak şu sözleri kullanmıştı: Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyayı yeniden ele aldığını belirterek şunları kaydetmişti:
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.
Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, dokuzu ise adli kontrol şartıyla olmak üzere serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve yedisi sağlık çalışanı olmak üzere dokuz şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden muhabirin de yer aldığı üç kişi tutuklanmaları, kameramanın da bulunduğu üç kişi yurt dışına çıkış yasağı ve imza atmak, diğer üç kişi ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu üç şüphelinin tutuklanmasına; kameramanın da bulunduğu altı şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı dörde, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da on üçe çıkmıştı.
Bu sırada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümüne üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
Soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan bilgi sahibi sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.
Başsavcılık, soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini duyurmuştu.
Tutuklu sayısı 6’ya yükseldi
Soruşturma kapsamında olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur gözaltına alınmıştı.
Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi’ne sevk edilmişti.
Doğan ile İşgören’in tutuklanmasına karar veren hakimlik, Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı altıya, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da on beşe yükselmişti.

