Hemşirelik umuduyla Almanya'ya gidenlerin hayalleri gerçekleşmedi

Hemşirelik umuduyla Almanya’ya gidenlerin hayalleri gerçekleşmedi

Türkiye’de yıllarca hemşirelik yaptıktan sonra eşiyle birlikte Almanya’ya yerleşen Aygül Demirci, Stuttgart’taki hayatını anlattı. İki hemşirenin eve giren toplam 5 bin 800 euroluk net gelirine rağmen kira ve temel giderlerin bütçeyi hızla erittiğini belirten Demirci, ters vardiyalar nedeniyle eşiyle kimi…

Ebru Çetin
25 Views
4 Min Read
4 Min Read

Uzun süre Türkiye’de hemşirelik mesleğini sürdüren Aygül Demirci, eşiyle birlikte Almanya’ya yerleştikten sonra Stuttgart’taki yaşamını paylaştı. İki hemşirenin haneye giren aylık 5 bin 800 euroluk net gelire karşın kira ve temel harcamaların bütçeyi çabucak tükettiğini anlatan Demirci, ters vardiyalar yüzünden eşiyle zaman zaman bir araya bile gelemediklerini ifade etti: “Biz Almanya’ya para kazanmaya mı geldik, birbirimizi görmemeye mi?”

Aygül Demirci ile eşi, Türkiye’de yıllarca hemşirelik yaptıktan sonra Ankara’daki bir hastane aracılığıyla Almanya’da iş bulma imkânına kavuştu. Dil kursu, evrak işlemleri ve denklik sürecini tamamlayan çift, Stuttgart’a yerleşerek bugün aynı kentteki hastanelerde vardiyalı sistemde görev yapıyor.

Demirci, çiftin toplam brüt gelirinin yaklaşık 9 bin 200 euro civarında olduğunu, kesintiler düşüldükten sonra eve ayda yaklaşık 5 bin 800 euro kaldığını belirtti.

Gaziantep Sağlık Teşkilatında Neler Oluyor?

Türkiye’den bakıldığında bu tutarın oldukça yüksek göründüğünü söyleyen Demirci, kendilerinin de Almanya’ya gelmeden önce aynı şekilde düşündüklerini aktardı:

“Biz de ‘İki kişi çalışacağız, güzel para biriktireceğiz, rahat ederiz’ diye geldik. Ama buraya gelip yaşamaya başlayınca iş değişiyor.”

70 metrekarelik evin gideri 2 bin 200 euro

Barınma, çiftin en ağır yük getiren harcama kalemlerinden biri. Demirci’nin anlattığına göre 70 metrekarelik konutlarının kira, elektrik, ısınma ve diğer masrafları ayda yaklaşık 2 bin 200 euroya ulaşıyor.

Otomobil giderleri de bu tabloya ekleniyor. Almanya’ya yeni geldikleri için araç sigortalarının pahalı olduğunu vurgulayan Demirci, kredi, sigorta ve yakıtla birlikte araca ayda yaklaşık 700 euro ayırdıklarını söyledi.

Böylece 5 bin 800 euroluk net gelirin yaklaşık 2 bin 900 eurosu yalnızca ev ve otomobil masraflarına gidiyor. Market, telefon, internet ve diğer günlük ihtiyaçlar bu hesabın dışında kalıyor.

Demirci, ay sonunda yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi:

“Bazen hesabı açıp bakıyorsun, ‘Yahu biz bu kadar çalıştık, para nereye gitti?’ diyorsun.”

“Burada hemşirelik sadece ilaç vermek değil”

Almanya’daki çalışma koşullarının Türkiye’den belirgin biçimde ayrıldığını belirten Demirci, hemşirelerin hastaların günlük bakımındaki sorumluluklarına özellikle dikkat çekti.

Türkiye’de hastaların yanında çoğu zaman refakatçi bulunduğunu hatırlatan Demirci, Almanya’da hemşirelerin hastayı kaldırmaktan çevirmeye, yemeğine yardımcı olmaktan kişisel bakımına ve tuvalet ihtiyacına kadar birçok işi bizzat yaptığını anlattı.

“Yani sadece ilaç verip tansiyon ölçmüyorsun. Her işi yapıyorsun.”

Gece ve hafta sonu vardiyaları da çiftin çalışma temposunu zorlaştıran unsurlar arasında. Buna zaman zaman ayda 10-15 saati bulan fazla mesailer de ekleniyor.

“Aynı evdeyiz ama birbirimizi göremiyoruz”

Demirci için Almanya’daki yaşamın en zor yanlarından biri maddi boyutla sınırlı değil.

Kendisi ile eşinin vardiyalarının sık sık birbirine zıt düştüğünü aktaran Demirci, birinin eve döndüğü saatlerde diğerinin işe gitmek zorunda kaldığını söyledi. Aynı çatı altında yaşamalarına rağmen kimi dönemlerde birlikte geçirebildikleri sürenin ciddi ölçüde azaldığını vurguladı.

“Bazen kendi kendime, ‘Biz Almanya’ya para kazanmaya mı geldik, birbirimizi görmemeye mi?’ diyorum.”

“Almanya kötü değil ama dışarıdan göründüğü gibi de değil”

Demirci, tüm bunlara karşın Almanya’daki çalışma düzeninin olumlu yönlerini de kabul ediyor. Maaşların zamanında yatırıldığını, çalışma sisteminin belirli bir düzene sahip olduğunu ve emeğin karşılığının alındığını ifade ediyor.

Ancak Türkiye’den Avrupa’daki maaş rakamlarına bakılarak yapılan hesapların hayatın bütününü yansıtmadığını vurguluyor:

“Almanya kötü değil. Maaşımız da kötü değil. Düzen var, para zamanında yatıyor, emeğinin karşılığını alıyorsun. Ama dışarıdan göründüğü gibi de değil. Burada para kazanıyorsun ama kolay kazanmıyorsun.”

Demirci’nin Almanya’daki hayatını özetleyen cümlesi ise dikkat çekici:

“Bazen bir bakıyorsun, hayat dediğin şey evle hastane arasında geçip gidiyor.”

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir