Enfeksiyon Varken Ameliyata Alındı İddiası
4 Mayıs 2025’te yaşanan ve acı bir sonla tamamlanan sürece dair bilgiler, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı ve Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kabul ettiği iddianamede ayrıntılı biçimde anlatıldı.
Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun düzenlediği raporda, hastanın ölümünün ürosepsis ve buna bağlı komplikasyonlar nedeniyle gerçekleştiği kayıtlara geçirildi. Raporda en dikkat çekici nokta, hastanın yüksek enfeksiyon (beyaz küre yüksekliği) değerleriyle acil servise gelmesi ve bu evrede böbrek taşını kırmaya yönelik ameliyatın tıbben uygun görülmemesidir. Adli Tıp uzmanları, ameliyat yerine öncelikle idrar yolunda drenaj sağlanarak hastanın takibe alınması gerektiği yönünde oy birliğiyle görüş bildirdi.
Anatomik Riskler Görmezden mi Gelindi?
Müşteki avukatı Yusuf Çakal’ın şikayet dilekçesinde, Günaydınlı’nın geçmişte geçirdiği sezaryen ameliyatları sonucunda mesane yapısının bozulduğu ve sağ üreterin normal yerinde bulunmadığı ifade edildi. Ameliyat sırasında bu durum fark edilmesine rağmen operasyona devam edildiği; gelişen komplikasyonların hasta kayıtlarına açıkça işlenmediği; zamanında müdahale edilmediği ve tıbbi standartların dışına çıkıldığı öne sürüldü.

Yasal Süreç Nasıl İlerledi?
Olayın ardından M.B.K. hakkında Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alındı. Doktorun bu karara yaptığı itiraz, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi tarafından kesin olarak reddedildi.
Suçlamaları kabul etmeyen sanık M.B.K., ifadesinde yaptığı tüm işlemlerin tıbbi kurallara uygun olduğunu ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını savundu.
Doktor M.B.K.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinde başlanacak.

