Sağlık kamunda işçi ile memur ücretleri arasındaki makas açılıyor

Sağlık kamunda işçi ile memur ücretleri arasındaki makas açılıyor

Kamu kurumlarında memur ile işçi maaşları arasındaki ücret farkı giderek açılıyor. Sağlık hizmetlerinde bu makasın diğer alanlara kıyasla en hızlı büyüdüğü kaydediliyor.

Ayşe Çimen
10 Views
4 Min Read
4 Min Read

Kamu kurumlarında memur ile işçi maaşları arasındaki uçurum giderek derinleşirken, mesele Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) görüşmelerinde de masaya yatırıldı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlileri arasındaki ücret uçurumuna işaret ederek taban memur ile taban işçi maaşı arasındaki açığın ciddi seviyelere ulaştığını aktardı.

Yalçın, kuruldaki konuşmasında en düşük memur maaşının yaklaşık 66 bin lira, en düşük işçi maaşının ise 96 bin lira bandında seyrettiğini vurguladı; bu dengenin kamu çalışanları açısından ücret adaletine göre yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Genel başkan, 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “en düşük memur maaşının en düşük işçi maaşının altında olmayacağı” yönündeki taahhüdünün hatırlatılmasını ve sorunun giderilmesini talep etti.

MHP'li Vekil: Bakanlık Onayladı, İl Sağlık Müdürlüğü Karşı Çıktı mı?

Sağlık çalışanlarında fark daha da büyüyor

Memur-işçi ücret ayrışmasının en belirgin hissedildiği alanların başında sağlık hizmetleri geliyor.

Aynı sağlık tesisinde, benzer koşullarda çalışan memur ile işçi personel arasında ücret farkı kayda değer boyutlara ulaşabiliyor. Gece vardiyası, nöbet, hafta sonu ve fazla mesai karşılıkları ile toplu iş sözleşmelerinden doğan ikramiye ve sosyal haklar, işçi tarafındaki geliri belirgin biçimde yükseltiyor.

İlk duyulduğunda “yok artık, bu kadar da olmaz” denilen örnekler arasında; aynı ameliyathanede görevli memur statüsündeki bir hizmetlinin yaklaşık 70 bin 500 lira civarında maaş aldığı, aynı birimdeki kamu işçisinin maaş ve ikramiyelerle birlikte 120 bin liranın üzerine çıkabildiği anlatılıyor.

120 bin liralık tutarın nöbet ücretlerini kapsamadığı da belirtiliyor. Nöbet ve diğer ek çalışma ödemeleri eklendiğinde iki statü arasındaki gelir farkı daha da artabiliyor.

Kamudaki birçok bürokratın bu tablodan haberdar olmadığı ifade ediliyor; maaş, tediye, ikramiye, yol ve yemek parası ile “diğer ödeme” ve “diğer ikramiye” gibi farklı kalemlerle yapılan ödemeler nedeniyle sistemin manipülasyona açık olduğu vurgulanıyor. Taban maaşın 80 bin lira olduğu ancak ek ödemeleri toplayan bir mekanizmanın bulunmadığı kaydediliyor.

Hemşire ve paramediklerde de fark dikkat çekiyor

Sağlık alanında memur statüsünde çalışanların ücretleri incelendiğinde benzer ayrışmanın farklı birimlerde de sürdüğü görülüyor.

Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) görev yapan lisans mezunu hemşirelerin aylık toplam gelirlerinin yaklaşık 85-100 bin lira aralığında olduğu; 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde çalışan bir paramediğin ek ödemelerle birlikte yaklaşık 90-95 bin lira civarında gelir elde ettiği aktarılıyor.

Paramedikle yarışan işçi şoför maaşı doktor maaşına dayandı.

112’de görev yapan işçi şoförlerin ücreti eskiden sağlık personeli maaşıyla kıyaslanırken artık hekim maaşına yaklaştığı belirtiliyor. Aynı ambulansta görev yapan doktor ile işçi arasında yalnızca 20 bin liralık maaş farkı kaldığı ifade ediliyor.

Öte yandan kamu işçilerinin toplu iş sözleşmelerinden gelen zam, ikramiye, gece ve fazla mesai ödemeleri ile diğer sosyal hakları; özellikle vardiyalı ve kesintisiz hizmet verilen sağlık kuruluşlarında toplam geliri ciddi ölçüde yukarı çekebiliyor.

Aynı hastanede, aynı vardiyada farklı ücret tablosu

Sağlık çalışanlarının öne çıkardığı sorun yalnızca maaş tutarı değil; aynı hastanede, aynı ortamda ve benzer zorluklarla görev yapan personelin statüsüne göre oluşan ücret farkı.

Ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 24 saat esasına göre işleyen birimlerde bu ayrışma daha net görülüyor.

Memur statüsündeki sağlık personeli için nöbet ücretlerinin sınırlı kalması; işçi statüsündekilerin ise toplu iş sözleşmelerinden doğan haklarının gece ve fazla mesai ödemeleriyle birleşmesi, iki grup arasındaki toplam gelir makasını genişletiyor.

“Ücret adaleti yeniden sağlanmalı”

Aynı işyerinde ve benzer çalışma koşullarında kamu çalışanları arasında ortaya çıkan bu ücret farklarının, önümüzdeki dönemde kamu personel politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.

Memur-Sen’in KPDK’da dile getirdiği “en düşük memur maaşının en düşük işçi maaşının altında olmaması” talebi, sağlık sektöründeki memurlar için daha da hayati bir konu haline geliyor.

Sağlık çalışanları yalnızca taban maaşların değil; nöbet, gece çalışması, fazla mesai, ikramiye ve diğer ek ödemelerin bir arada ele alınarak kamu çalışanları arasındaki ücret makasının kapatılmasını istiyor.

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir