Nar ve Ceviz Üroliti A Kalp Yetmezliğine Umut: Etlik Sempozyumu

Nar ve Ceviz Üroliti A Kalp Yetmezliğine Umut: Etlik Sempozyumu

Ankara Etlik Şehir Hastanesi, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü'nde sempozyum düzenliyor. Etkinliğin adı Bir Son Değil Dönüşüm: Menopoz - Hormonlardan Kişiselleştirilmiş Tedaviye.

Hakan Uzunoğlu
20 Views
3 Min Read
3 Min Read

Nar, ceviz ve böğürtlen gibi meyvelerin sindirim sürecinde vücutta doğal yollarla oluşan ürolitin A bileşiği, tedavisi güç bir kalp yetmezliği formunda organ işlevlerinde yüzde 80’e varan düzelme sağlayabiliyor. Bu sonuç, İngiltere’de King’s College London çatısı altında yürütülen yeni bir kardiyoloji çalışmasının bulguları arasında yer alıyor.

Etlik Şehir Hastanesi’nde Dünya Menopoz Günü kapsamında düzenlenecek sempozyum, kadın sağlığı ile kalp hastalıkları arasındaki bağı gündeme taşıyacak. Programda, nar, ceviz ve böğürtlen tüketiminin ardından vücutta üretilen ürolitin A’nın etkilerini inceleyen King’s College London araştırması da ele alınacak. Çalışma, söz konusu bileşiğin zor tedavi edilen bir kalp yetmezliği türünde organ fonksiyonlarını yüzde 80’e kadar iyileştirdiğini ortaya koydu.

Araştırmacılar, kalbin kan pompalama kapasitesini sürdürdüğü fakat kas dokusunun sertleşmesi yüzünden atımlar arasında yeterince gevşeyip kanla dolamadığı korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliği (HFpEF) tablosunu inceledi. Tüm kalp yetmezliği olgularının yaklaşık yarısını oluşturan ve mevcut klasik ilaçların etkisiz kaldığı bu modelde ürolitin A’nın rolü değerlendirildi. Menopoz dönemindeki kadınlarda kalp yetmezliği riskinin yükselmesi, sempozyumun bu çalışmayı öne çıkarmasının gerekçeleri arasında sayılıyor.

Deneylerde ürolitin A molekülünün, damar sağlığı ile kalp kasının gevşemesinde belirleyici görev üstlenen PKGlα adlı proteini doğrudan devreye soktuğu tespit edildi. Bileşikle tedavi uygulanan deneklerde kalp fonksiyonlarının yüzde 80’e varan oranda düzeldiği, kasılma sonrası rahatlama kapasitesinin belirgin biçimde güçlendiği gözlendi. Laboratuvar ölçümlerinde ürolitin A’nın, kalbin kanla dolmasını engelleyen doku sertliğini azalttığı ve kalp kası hücrelerinin zararlı ve kontrolsüz büyümesini önlediği belirlendi.

Yapay dokuda da başarılı oldu

Bilim ekibi, molekülü insan kök hücrelerinden laboratuvar koşullarında geliştirilen yapay kalp kası dokusunda da denedi. Biyomühendislik yoluyla üretilen dokuda gevşeme yeteneğinin belirgin şekilde artması, hayvan modellerinde görülen etkinin insan kalbinde de işe yarayabileceğine işaret etti. Bulgular, menopoz sonrası dönemde kalp sağlığını korumaya yönelik yeni stratejiler geliştirilmesi bakımından umut verici kabul ediliyor.

Ordu Şehir Hastanesi 20 Eylül Pazar Günü Hasta Kabulüne Başlıyor

İngiliz Kalp Vakfı destekli araştırmanın yazarı Dr. Joseph Burgoyne, yaşlanan nüfus, obezite ve diyabetle birlikte bu kalp yetmezliği türünün hızla yaygınlaştığını vurguladı. Uzmanlar, elde edilen sonuçların doğrudan nar yiyerek kalp yetmezliğini tedavi etmek anlamına gelmediğini hatırlattı; insan deneylerinde güvenliliği daha önce kanıtlanmış ürolitin A temelli yeni nesil ilaçlar için klinik deneylerin başlatılacağını duyurdu. Etlik Şehir Hastanesi’ndeki sempozyumda, bu bilimsel gelişmelerin menopoz dönemindeki kadınların kalp sağlığı üzerindeki olası etkileri tartışılacak.

Haber, 2025 yılı itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenip aktarıldı.

Sağlık Bakanlığı ve sağlık kurumları açısından bakıldığında, bu tür sempozyumlar ile bilimsel araştırmalar sağlık çalışanlarının güncel gelişmeleri izlemesine ve kadın sağlığına dair farkındalığın artmasına katkı sunuyor. Buna karşılık ürolitin A temelli tedavilerin henüz klinik deney aşamasında olduğu ve halk sağlığı politikalarına entegrasyonu için daha fazla kanıt gerektiği unutulmamalı. Sağlık profesyonellerinin hastalarını meyve tüketimiyle tedavi vaadiyle yönlendirmekten kaçınması ve bilimsel süreci şeffaf biçimde aktarması büyük önem taşıyor.

Kaynak: PersonelSaglik.NET

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir