Kamuoyunda Sağlık Bakanlığı’nın hekim dışı 38 bin personel alacağı planı konuşulurken, İŞKUR aracılığıyla kura ile yapılan sürekli işçi istihdamı ve bu pozisyonlarda ödenen yüksek maaşlar yeniden tartışılıyor. Üniversite mezunları KPSS sonuçlarıyla atanmayı beklerken, istihdamın şirketler üzerinden yürütülmesinin aynı bütçeyle daha çok kişiye iş imkânı sunabileceği iddia ediliyor.

Hekim dışı 38 bin personel alınacağının açıklanması, kamuda personel istihdamına dair uygulamaları bir kez daha masaya yatırdı. İŞKUR üzerinden kura ile alınan sürekli işçilerin kadrolarda elde ettiği iş güvencesi ile ücret düzeyi, kamu kaynaklarının kullanımı bakımından eleştiri ve değerlendirmelere konu oluyor.
Bir tarafta yıllarca üniversite eğitimi alıp mezuniyetten sonra KPSS’ye hazırlanarak kamuya yerleşmeyi bekleyen gençler var. Öte yanda belirli kadrolara kura yoluyla alınan sürekli işçiler bulunuyor. Eğitim ve mesleki yeterlilik isteyen alanlarda iş bulmakta zorlanan gençlerin durumu, personel alımında hangi yöntemlerin kullanıldığının sorgulanmasına yol açıyor.
Sürekli İşçi Kadrosu ve Yüksek Maaş Tartışması
Kamuya girişte farklı ölçütlerin uygulanması gerekçesiyle İŞKUR üzerinden kura ile yapılan sürekli işçi alımları eleştiriliyor. Üniversite mezunları KPSS puanıyla atanabilmek için uzun süre beklerken, kura ile işe giren bazı personelin yüksek ücret alması tepki topluyor.
Eleştiriler özellikle, nitelikli ve eğitimli iş gücü atanmayı beklerken kamu istihdamında alternatif yolların tercih edilmesine odaklanıyor. Diploma ve KPSS şartının aranmadığı bazı işçi kadrolarında sunulan ücret ile iş güvencesinin, atanma sırası bekleyen gençler için adaletsizlik yarattığı ileri sürülüyor.
Sürekli işçi statüsünün sağladığı iş güvencesinin çalışma performansına yansıması da tartışılıyor. Eleştirenler, bazı çalışanlarda performans denetiminin yeterince işletilmediğini ve bunun hizmet kalitesini düşürebileceğini savunuyor.
Şirketler Üzerinden İstihdam Modeli Gündemde
Sağlık kurumlarındaki destek hizmetlerinde sürekli işçi kadrosu yerine şirketler aracılığıyla istihdam modeline geçilmesi gerektiğini söyleyenler, bu sayede kamu kaynaklarının daha etkin kullanılabileceğini vurguluyor.
Bu yaklaşıma göre şirketler üzerinden istihdamda performans denetimi düzgün uygulanırsa hizmet kalitesi yükseltilebilir, personel giderleri denetlenebilir ve aynı bütçe ile daha fazla kişiye iş verilebilir. Tek kişiye harcanan maliyetle dört kişinin istihdam edilebileceği savunulurken, modelin işsizliğin azaltılmasına da yardımcı olacağı belirtiliyor.
Mevcut düzenin savunucuları ile eleştirenleri arasındaki çekişmenin özünde kamu bütçesinin nasıl harcanması gerektiği sorusu duruyor. Personel maliyetlerinin yanında iş güvencesi, çalışma koşulları ve hizmet kalitesinin birlikte ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Üniversite Mezunları Atama Bekliyor
Kamu personeli alımlarındaki tartışma sürekli işçilerle sınırlı kalmıyor. Sağlık alanında eğitim görmüş binlerce genç, mezun olduktan sonra kamuya atanmayı bekliyor.
Hekim alımları yılda yaklaşık 18-19 bin civarında gerçekleşirken diş hekimleri ve eczacılar için açılan kadroların sınırlı kalması dikkat çekiyor. Her 35 diş hekiminden yalnızca 1’i kamuda atanma şansı buluyor . Kamuda kadro bulamayan diş hekimlerinin bir bölümü özel kliniklerde asgari ücret seviyesinde çalışmak zorunda kalıyor.
Hemşirelik fakültelerini seçen öğrencilerin YKS’de ilk 55-100 binlik başarı diliminden gelmesi, sağlık alanında eğitimli iş gücüne duyulan talebi gösteriyor. Buna karşın mezuniyet sonrası atama bekleyen gençlerin olması, sağlık personeli planlamasının daha geniş çerçevede ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
38 Bin Kişilik Alımda İstihdam Politikası Sorgulanıyor
Hekim dışı 38 bin personel alımı gündemdeyken tartışmalar yalnızca kaç kişinin alınacağına değil, hangi yöntemle ve hangi maliyetle istihdam edileceğine de odaklanıyor.
Bir yanda KPSS ile atanmayı bekleyen üniversite mezunları, diğer yanda kura ile sürekli işçi kadrosuna alınan personel yer alıyor. Kamu kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğini düşünenler, özellikle destek hizmetlerinde istihdam modelinin gözden geçirilmesini talep ediyor.
Asıl soru şu: Kamu, personel alımlarında mevcut kaynaklarını en verimli şekilde mi kullanıyor? Üniversite mezunları iş beklerken sürekli işçi alımlarında uygulanan yöntemler, ücret politikaları ve performans denetimi tartışılmaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın yeni alım süreci, bu tartışmaların yeniden gündeme taşınmasına neden oluyor.

