Ebe ve hemşirelerin sağlık kurumlarındaki idari bürolardan geri çekilmesi, geçici görevlendirmelerin sona erdirilmesi ve bu personelin tekrar sahaya yönlendirilmesi, sağlık camiasında tartışmaları sürdürüyor. Konunun yalnızca ebe ve hemşireler üzerinden ele alınmasının, sağlık sistemindeki asıl problemi görünmez kıldığı savunuluyor.
Sorun Tek Bir Meslek Grubuna İndirgenemez
İdari bürolarda görev yapan sağlık çalışanlarının yalnızca belirli unvanlarla sınırlı olmadığı; tıbbi sekreterlerden teknisyenlere, diğer sağlık meslek mensuplarına kadar geniş bir grubun ortak bir çalışma düzeni içinde olduğu belirtiliyor. İdari birimde çalışmanın tek başına ayrıcalık veya haksızlık anlamına gelmediği vurgulanıyor. Görevlendirmenin kurumun ihtiyacına, çalışanın eğitim ve deneyimine ile görevin niteliğine göre yapılabileceği ifade ediliyor.

Asıl Mesele Uygulamadaki Eşitsizlik
Aynı koşullara sahip çalışanlara objektif bir gerekçe olmaksızın farklı muamele edilmesi, görevlendirmelerin liyakat yerine kişisel ilişkilere dayandığı yönündeki şikâyetleri öne çıkarıyor. Bu tür durumlarda bedelin yalnızca ayrıcalık elde edemeyen çalışanlar değil, tüm kurum tarafından ödendiği vurgulanıyor. Motivasyonun düştüğü, kuruma güvenin azaldığı ve ekip ruhunun yıprandığı kaydediliyor.
Liyakatli Ebe ve Hemşireler de Dışlanmamalı
Savunulan nokta, belirli bir meslek grubunun idari birimlerde kalması değil; görevi hak edenin mesleki yeterliliğiyle yapabilmesi. Liyakat sahibi bir ebe veya hemşirenin yalnızca mesleği nedeniyle idari görevden uzaklaştırılmasının, kişisel ilişkilerle göreve getirilen başka bir çalışan kadar hatalı olduğu belirtiliyor. Enfeksiyon kontrolü ve eğitim gibi uzmanlık isteyen alanlarda çalışan personelin emeğinin de görmezden gelinmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Idari Görevlendirme İçin Beş Kriter
Görüşte, idari bürolardaki atamaların kişisel tercihlere veya kurumdan kuruma değişen uygulamalara bırakılmaması gerektiği savunuluyor. Önerilen çerçeve şu şekilde:
- Hizmet ihtiyacı: İlgili birimde gerçek personel ihtiyacı ve açık bir görev tanımı olmalı.
- Mesleki yeterlilik: Çalışanın eğitimi, bilgisi, deneyimi ve becerileri yürütülecek işle uyumlu olmalı.
- Objektif görevlendirme: Kişisel yakınlık yerine ölçülebilir ve gerekçelendirilebilir kriterler esas alınmalı.
- Şeffaflık ve denetim: Görevlendirmenin dayanağı ve süresi net olmalı, uygulamalar denetlenebilmeli.
- Eşitlik: Benzer durumdaki çalışanlara haklı bir neden olmadan farklı uygulama yapılmamalı.
Görevin niteliğine ve ilgili mevzuata göre farklılıklar olabileceği kabul ediliyor. Bu farklılıkların keyfîliğin değil, göreve uygun yeterliliğin gerekçesi olması gerektiği vurgulanıyor.
Özel Görevler ve Yöneticilikte Mevzuat Esas Alınmalı
Sorumlu hemşirelik, eğitim hemşireliği ve enfeksiyon kontrol hemşireliği gibi özel görevlerde ilgili mevzuatta öngörülen eğitim, deneyim ve yeterlilik şartlarının dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Yöneticilik pozisyonlarında ise görevin niteliğine göre yöneticilik becerisi, deneyim ve eğitim kriterlerinin belirlenmesi; mevzuatın gerektirdiği hallerde objektif değerlendirme veya sınav yapılması öneriliyor. Geçici görevlendirmelerin süresiz ve belirsiz uygulamalara dönüşmemesi, hizmet ihtiyacı, gerekçe, süre ve yetkili makam kararıyla yürütülmesi talep ediliyor.
Şikâyetler Belgeyle Ele Alınsın
Görüşe göre torpil veya ayrımcılık iddiaları somut bilgi ve belgeler üzerinden incelenmeli. Mevzuata aykırı bir uygulama saptandığında, hangi meslek grubunda yaşandığına bakılmaksızın düzeltilmesi isteniyor. Geçici görevlendirmelerin amacından sapmış durumların da gözden geçirilmesi talep ediliyor.
Haber Merkezi

