Hemşire ve ebeye kalan bakım yükü sağlık teşviklerinde bordroda görünmüyor

Hemşire ve ebeye kalan bakım yükü sağlık teşviklerinde bordroda görünmüyor

Hemşire ve ebeler, Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’ndeki puan ve katsayı adaletsizliğinden mağdur oluyor. SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, bakım emeğini görünmez kılan performans sisteminin kaldırılmasını ve emekliliğe yansıyan adil temel ücret politikasını talep etti.

Emre Kılıç
7 Views
4 Min Read
4 Min Read

Hemşire ve ebeler, Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nde uygulanan puanlama ile katsayı düzenlemelerindeki adaletsizlikten doğrudan etkileniyor. Teşvik mekanizması reçete yazımı ve ameliyat gibi işlemlere yüksek puan tanırken, hastaların 24 saat boyunca bakım ve tedavisini üstlenen hemşire ve ebeler geride bırakılıyor. Katsayılar arasındaki uçurum ve hatalı puanlama omurgası, hak ettikleri ek ödemeye ulaşamayan sağlık emekçilerinin teşvik sisteminin ivedilikle yeniden düzenlenmesi çağrısında bulunmasına yol açıyor.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada sorunun yalnızca teşvik ödemelerindeki puanlama ve katsayı adaletsizliğiyle sınırlı kalmadığını, esas meselenin performans sistemi olduğunu belirtti.

Image

‘ÇELİŞKİNİN TAMAMI PERFORMANS SİSTEMİNDE’

Karacabey, sağlıkta dönüşüm sürecinde “hizmete katkı, verim ve kalite” ilkesiyle hayata geçirilen performans sisteminin sağlık hizmetlerini ölçülebilir kalemler üzerinden değerlendirdiğini söyledi. Performansa bağlı ödemelerin temelini oluşturan SUT kalemlerinin poliklinik, yataklı tedavi, ameliyat ve cerrahi müdahale gibi başlıklardan meydana geldiğini anlatan Karacabey, bu ölçütlerin ağırlıklı biçimde hekimlerin gerçekleştirdiği işlere dayandığını vurguladı. Karacabey, “Sağlık hizmetlerinin birbirini tamamlayan ve ekip işi olmasına rağmen sadece hemşire ve ebelerin değil, acil hizmetlerden evde sağlığa kadar hizmet veren pek çok sağlık emekçisinin emeğinin ücrete değer görülmediğini görüyoruz” dedi.

‘BAKIM EMEĞİNİ GÖRÜNMEZ KILIYOR’

Karacabey, güncel performans ücret kalemlerinin özellikle bakım emeğini görünmez kıldığını ve mesleki ayrışmaya yol açtığını belirterek bunun ekip ruhunu da zedelediğini ifade etti. Adil paylaşımın kendi açılarından ikincil bir mücadele niteliği taşıdığını vurgulayan Karacabey, asıl taleplerinin performans ve teşvik sisteminin kaldırılması ile emekliliğe yansıyan adil bir temel ücret politikasının uygulanması olduğunu söyledi. Karacabey, “Hekimler bu ödeme kalemlerinden çok mu memnun? Eğer böyleyse neden hekimler kamu hastanelerinden özele geçiyor ya da yurtdışına göç ediyor? Sistem kendini hekimler ya da hekimlik üzerinden var etmeye sürdürmeye çalışırken neden hekim intiharlarını konuşuyoruz? Aynı şekilde hemşireler de benzer arayışlar içindeler” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK SAĞLIK SORUNU BU SİSTEM’

Sağlık hizmetlerinin yalnızca hekim, hemşire ve ebeler eliyle yürütülmediğine dikkat çeken Karacabey, diğer sağlık emekçilerinin de iş yükü ve mobbing baskısı altında kaldığını aktardı. Karacabey, durumun sadece ücret adaletsizliği yaratmadığını, sağlık mesleklerinin birbirini hedef almasına ve mesleki hiyerarşinin derinleşmesine hizmet ettiğini belirterek “Bu sistem en büyük sağlık sorunudur” dedi. Şehir hastanelerinden 112 acil hizmetlerine kadar pek çok alanda eksik personelle hizmet sunulduğunu söyleyen Karacabey, bunun hem sağlık emekçilerini tükenme noktasına taşıdığını hem de halkın nitelikli sağlık hakkına erişiminin önünde engel oluşturduğunu ifade etti.

Sağlık Bölümüne Hoca Alımında “Makine Mühendisi” Şartı Tepki Çekti

‘BU UÇURUM İNKAR EDİLEMEZ’

Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre 100 bin kişiye düşen ebe hemşire sayısının bin iken Türkiye’de 381 olduğuna dikkat çeken Karacabey, “Diğer taraftan 2002 yılından itibaren hekime müracaat yüzde 401,46 artmış. Kısaca kışkırtılmış sağlık talebini şehir hastaneleri vizyonu ya da sağlık turizmi reklamları ile kapatmaya çalışsalarda yaşam hakkı için hizmet veren sağlık emekçilerinin tükenme noktasına geldiği hem kendi aralarında hem de hizmet verdikleri halkla aralarında giderek derinleşen bir uçurumun varlığı inkar edilemez” ifadelerini kullandı.

‘GELİŞMİŞ ÜLKELER GÖÇMEN SAĞLIKÇILARA BAĞIMLI HALE GELDİ’

Karacabey, OECD ülkelerinde yabancı sağlık çalışanlarının sayısının son yirmi yılda rekor seviyede arttığına işaret ederek “Yabancı doktor sayısı yüzde 86, hemşire sayısı ise yüzde 136 artarak genel istihdam artışını geride bıraktı. Sağlık sistemlerini ayakta tutmak için göçmen profesyonellere daha fazla ihtiyaç duyan ülkeler; özel vize yolları, meslek açığı listeleri ve ikili iş gücü anlaşmalarıyla uluslararası alımları hızlandırıyor. Bu durum, OECD ülkelerinin sağlık sistemlerini sürdürebilmek ve artan sağlık ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için göçmen sağlık profesyonellerine giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini göstermektedir” diye konuştu.

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir