Çalışan maaşlarından yapılması planlanan kesinti askıya alındı

Çalışan maaşlarından yapılması planlanan kesinti askıya alındı

Hükûmet 2027-2029 Orta Vadeli Programını Resmî Gazete'de yayımladı. İncelenen metinde maaş kesintili Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) yer almadı; tamamen rafa kalkması milyonlarca çalışan ve işveren için rahatlatıcı bulundu.

Ali Akbaş
10 Views
4 Min Read
4 Min Read

Türkiye Gazetesi köşe yazarı İsa Karakaş, günün kritik konusunu bugünkü yazısında ele aldı.

Karakaş, köşesinde şu sözleri kullandı: Yıllardır bu köşeden ısrarla haykırdık. “TES’in mevcut iktisadi ve sosyal şartlarda yürürlüğe girmesi mümkün değildir” dedik. Metninde ayrıca şu değerlendirmelere yer verdi:

YILLARIN BİRİKİMİ VE SAHA TECRÜBESİ

Bu sonuca varırken elbette müneccimlik yapmadık. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki ihtisas komisyonlarında yürüttüğümüz çalışmalar bu tabloyu açıkça ortaya koyuyordu.

Kıdem tazminatı fonu, Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ve zorunlu tasarruf başlıklarını tam 23 yıl boyunca bizzat masada izledik.

Çalışan, işveren ve kamu bürokrasisi tarafındaki hareketliliği; rakamları ve sahadaki gerçekleri ayrıntılı biçimde inceledik.

Görünen köy kılavuz istemez. Saha gerçekleri dikkate alınmadan hazırlanan planlar eninde sonunda duvara çarpar. Öngörülerimiz adım adım doğrulandı ve sistem tamamen tıkandı…

KRONİK ERTELEME ZİNCİRİ VE KAÇINILMAZ SON

Geriye dönüp baktığımızda sürekli ertelenen bir takvim görülüyor. 2023’te Resmî Gazete’de yayımlanan OVP, OKS’nin işveren katkılı TES’e dönüşümü için 2024 sonbaharını hedefliyordu. Süre doldu, takvim işledi; hedef tutmadı. Tarih 2025’e çekildi. Daha sonra 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı ile bir kez daha ertelendi.

OKS, işveren katkısını da kapsayarak ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülecek ifadesi defalarca yinelendi. Buna karşılık ne bir kanun teklifi ne hazırlanmış bir taslak ne de kamuoyuna açıklanmış net bir metin bulunuyordu. Meclis tatildeydi; açıldığında bütçe maratonu başlayacaktı. Takvim daralmış, mevzuat altyapısı kurulmamıştı. Sürekli ertelenen kararlar takvimi patlattı ve TES başlığı yeni OVP’den tamamen çıkarıldı.

ÇALIŞANIN NEFESİ KESİLDİ: BİR KURUŞ KESİNTİYE TAHAMMÜL YOK

Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonları trilyon dolarlara ulaşır ve ülke ekonomisine can suyu olur. Bizde ise birikim ve tasarruf oranları ne yazık ki en düşük seviyelerde. Hükûmetin amacı devlet, çalışan ve işveren üçlüsünden yeni bir fon kaynağı oluşturmaktı. OVP bu adımı tasarruf başlığı altında sunuyordu. Evdeki hesap çarşıya uymadı; çalışanın ve dar gelirlinin sırtında taşıyacak en küçük bir yük bile kalmamıştır.

Tasarruf tedbirleri kâğıt üzerinde iyi görünür. Sahadaki acı tablo buna izin vermez.


Bakanlıkta Kritik Personel Çalışması: Kadro Sayıları Yeniden Hesaplanıyor
Bakanlıkta Kritik Personel Çalışması: Kadro Sayıları Yeniden Hesaplanıyor
İçeriği Görüntüle

Asgari ücret şu an 28.075 TL. Açlık sınırı 37.388 TL’ye yükselmiş durumda. İkisi arasındaki fark 9.313 TL. Açlık sınırı asgari ücreti yüzde 33 oranında aşıyor. Mevcut kesintilere yüzde 3’lük bir TES eklenirse maaş 27.084 TL’ye iner. Ateş düştüğü yeri yakar. Sofrasında ekmeği küçülen çalışana yarın Emekli olacaksın demek çözüm değildir.

İŞVERENİN SIRTINDAKİ YÜK: PRİM ORANI YÜZDE 45’E KOŞUYOR

Madalyonun öbür yüzünde işveren tarafı var. Yüksek enflasyon, artan faizler ve döviz baskısı altında işveren her gün yeni bir maliyet hesabı yapıyor. SGK ile işsizlik primlerinin toplamı yüzde 37,75 seviyesindeydi. Ocak 2026’dan itibaren bu oran yüzde 38,75’e çıktı. TES uygulamaya girseydi, yüzde 3 işveren ve yüzde 3 işçi payıyla toplam prim yükü yüzde 44,75’e yükselecekti.

İmalat dışı sektörlerdeki yüzde 5’lik prim indiriminin yüzde 2’ye indirilmesi maliyetleri daha da artırdı. Yük artık ince hesapla değil, kalın kalemle büyüyor. Özellikle KOBİ’ler ve küçük esnaf için bu ilave prim bardağı taşıran son damla olacaktı. Taşıma suyla değirmen dönmez. Gücü tükenen taraflara yeni yükler yüklemek sistemi düzeltmez; tersine kilitler. Resmî istihdam daralır, kayıt dışı ekonomi büyür ve prim tabanı daha da incelir.

HASILIKELAM: UZLAŞMA YOKSA TES DE YOKTUR!

23 yıllık süreçte Cumhurbaşkanımız, çalışanları ve işverenleri ilgilendiren tüm konularda tarafların uzlaşmasına ve iradelerine büyük önem verdi. Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminde de çalışanların ve işverenlerin analizimizde belirttiğimiz haklı gerekçelerle yanaşmamaları nedeniyle sistem emrivaki biçimde yürürlüğe konulmadı.

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir