Bu hakların kullanımı sınırsız değildir. Acil hallerde hastanın sağlık hizmetinden yoksun bırakılması söz konusu olamaz; diğer durumlarda da kişinin tedavisiz kalması kabul edilemez.
Hastalar Hekimini Seçebiliyor
Hasta hakları içinde hekim seçme hakkı önemli bir yer tutuyor. Sağlık kuruluşunun personel düzeni ve organizasyonu buna elverdiğinde, hastanın tercih ettiği hekime yönlendirilmesi esas alınır.
Hekim seçme hakkının uygulanması ise kurumun imkânları ve hizmetin yürütülme koşullarıyla birlikte ele alınır.
Hekimin de Hastaya Bakmayı Reddetme Hakkı Bulunuyor
Hastanın hekim seçme hakkına karşılık, doktorların belirli şartlarda hastaya bakmayı reddetmesine izin veren düzenlemeler de mevcuttur.

Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 18. maddesine göre tabip ve diş tabipleri, acil yardım ile resmî veya insani görevin yerine getirilmesi gereken durumlar dışında mesleki ya da şahsi nedenlerle hastaya bakmayı reddedebilir.
Bu nedenle söz konusu hak, özellikle acil sağlık hizmetlerinde aynı biçimde uygulanamaz.
Güven İlişkisinin Bozulması Gündeme Gelebilir
Hekim-hasta ilişkisinin temel taşlarından biri karşılıklı güvendir. İlişkinin ciddi biçimde zedelenmesi ya da mesleki veya şahsi nedenlerin ortaya çıkması, somut olayın koşullarına bağlı olarak hekimin hastaya bakmama hakkının değerlendirilmesini gündeme getirebilir.
Buna karşın hastaya bakmayı reddetme hakkı, kişinin sağlık hizmetine erişimini tamamen kesmek amacıyla kullanılamaz.
Hasta Tedavisiz Bırakılamaz
Hekimin hastaya bakmamayı tercih ettiği hallerde tedavinin sürekliliğinin korunması kritik bir noktadır.
Hasta sağlık hizmetinden tamamen mahrum bırakılmamalı; gerekli durumlarda başka bir hekime sevk edilmeli ya da konsültasyon süreci devreye alınmalıdır. Böylece hekimin belirli koşullarda hastaya bakmama hakkı ile hastanın sağlık hizmetine erişim hakkı arasında denge kurulması hedeflenir.
Acil Durumlarda Kurallar Farklı
Hekimin hastaya bakmayı reddetme hakkının en belirgin sınırlarından birini acil durumlar oluşturur. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nde acil yardım gerektiren haller de istisna kapsamında değerlendirilir.
Bu yüzden “Hekim istediği hastaya bakmayabilir” şeklinde genel bir yargıda bulunmak doğru değildir. Hakkın kullanılabilirliği olayın koşullarına, sağlık hizmetinin niteliğine ve hastanın tedavisiz bırakılmaması ilkesine göre belirlenir.
Özetle sağlık hizmetlerinde hem hastanın hekim seçme hakkının hem de hekimin belirli şartlarda hastaya bakmayı reddetme hakkının sınırları vardır. Her iki hak ne şekilde kullanılırsa kullanılsın, temel hedef hastanın gerekli sağlık hizmetine kesintisiz erişiminin sağlanmasıdır.

