Memur sendikalarında yüzde 5 barajına ilişkin hukuki dayanak tartışması

Memur sendikalarında yüzde 5 barajına ilişkin hukuki dayanak tartışması

Kamu görevlileri sendikalarında yüzde 5 sendika barajının yeniden gündeme taşınması tartışmaları başlattı. Barajın tekrar ele alınması kamuoyunda yeni bir tartışma dalgası oluşturdu.

Ayşe Çimen
20 Views
5 Min Read
5 Min Read

Sendikal örgütler, geçmişte yüzde 1 ile yüzde 2 barajlarının mahkeme kararlarıyla düşürüldüğünü yeniden hatırlatarak, benzeri bir eşiğin sendikal özgürlüklere aykırı olacağını savunuyor. Kamu görevlilerinin mali sıkıntılarına çözüm aranması gerekirken gündemin sendika barajlarıyla meşgul edildiğine dair eleştiriler de bu çevrelerden geliyor.

Kamu personelinin sendikal hakları ve toplu sözleşmeden doğan kazanımları etrafında yeni bir polemik açıldı. Belirlenen üye oranına erişemeyen sendikalara bağlı kamu çalışanlarının sendika tazminatından yararlanamayacağı yönündeki yüzde 5 barajının yeniden masaya yatırıldığı iddiaları sendika kanadında sert tepki topladı.

Düzenlemeye karşı duran sendikalar, daha önce benzer uygulamaların yargı nezdinde iptal edildiğini vurgulayarak, barajın tekrar devreye alınmasının hukuki ihtilafları da beraberinde getireceğini kaydetti.

Sendikal Rekabet Barajlarla Engellenmek İsteniyor

Baraj fikrine itiraz eden sendikal çevreler, kimi büyük konfederasyonların kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal sorunlarına eğilmek yerine mevcut sendikal güçlerini korumaya yöneldiğini iddia ediyor.

Memur-Sen’in geçmişte reddettiği yüzde 5 barajını bugün yeniden tartışmaya açmak için adım attığı öne sürülürken, bu tutumun sendikal çoğulculuk ve örgütlenme hürriyeti açısından sakıncalı bulunduğu belirtiliyor.

Kamu çalışanlarının gelirlerinin yoksulluk sınırının altında seyretmesi ve emeklilerin yaşadığı mali baskı gündemden düşmezken, sendikaların asıl hedefinin üyelerinin alım gücünü yükseltmek olması gerektiği vurgulanıyor.

Yüzde 1 ve Yüzde 2 Barajları Yargıdan Dönmüştü

Sendika barajına yönelik itirazlarda geçmişteki hukuki süreçler de yeniden gündeme taşınıyor.

2001’de yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu kapsamında uygulanan yüzde 5 barajının, daha sonra 5198 sayılı Kanun ile kaldırıldığı hatırlatılıyor.

2021 yılı Ağustos ayında yürütülen toplu sözleşme müzakerelerinde gündeme gelen yüzde 1 sendika barajının Danıştay tarafından oybirliğiyle iptal edildiği ifade ediliyor.

Bu kararın ardından torba kanunla getirilen yüzde 2 barajı da sendikal özgürlükler açısından tartışma yaratmış; söz konusu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.

Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere Aykırı

Baraja karşı çıkan kesimler, belirli üye sayısına ulaşamayan sendikaların üyelerinin mali haklardan yoksun bırakılmasının, Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika kurma ve üye olma özgürlüğüyle örtüşmediğini savunuyor.

Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 87 ve 98 sayılı sözleşmelerine de işaret edilerek, sendikal örgütlenme hürriyetinin korunması gerektiği dile getiriliyor.

Sendikal çevreler, baraj uygulamalarının özellikle yeni kurulan ve üye kitlesi sınırlı sendikalar lehine olmadığını; kamu çalışanlarının sendika tercihlerini dolaylı yoldan etkileyebileceğini ileri sürüyor.

Memurun Sorunları Yerine Sendikal Barajlar Konuşuluyor

Yüzde 5 barajının yeniden tartışılmasına yönelik eleştirilerde kamu personeli ile emeklilerin ekonomik tablosu öne çıkıyor.

Memurların artan yaşam maliyetleri karşısında alım gücü kaybettiği, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiği belirtilerek sendikal mücadelenin bu alanlara odaklanması gerektiği kaydediliyor.

Baraj karşıtı sendikal kesimler, bazı örgütlerin üye kaybını durdurmak ve konumlarını sağlamlaştırmak amacıyla benzer düzenlemelere destek verdiğini iddia ediyor.

Çalışma Bakanlığına Yönelik İddialar da Gündemde

Tartışmanın bir başka boyutunu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının olası düzenlemeye bakış açısı oluşturuyor.

Yüzde 5 barajını savunan kimi sendikal çevrelerin Bakanlığın da bu modele sıcak baktığını öne sürdüğü aktarılırken, baraj karşıtları bu iddialara itiraz ediyor.

Geçmiş yargı kararlarını hatırlatan sendikal kesimler, Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının daha önce hukuki tartışmalara konu olmuş bir uygulamanın yeniden yürürlüğe sokulmasına onay vermeyeceğine inandıklarını söylüyor.

Kamu Çalışanlarının Sendika Seçme Özgürlüğü Korunmalı

Sendika barajı tartışmalarının kamu görevlilerinin örgütlenme özgürlüğü açısından kritik olduğuna dikkat çeken sendikal çevreler, çalışanların ekonomik kayıp kaygısı taşımadan diledikleri sendikaya üye olabilmeleri gerektiğini savunuyor.

Daha önce yargı kararlarıyla iptal edilen düzenlemelere benzer uygulamaların yeniden gündeme alınmasının çalışma hayatında yeni hukuki uyuşmazlıklara yol açabileceği ifade ediliyor.

Sendikal çevrelerden yapılan değerlendirmelerde kamu görevlilerinin beklentisinin yeni baraj düzenlemeleri değil; ücretlerin iyileştirilmesi, emeklilerin alım gücünün güçlendirilmesi ve sendikal hakların genişletilmesi olduğu vurgulanıyor.

Yüzde 5 sendika barajına ilişkin tartışmalar devam ederken, olası bir düzenlemenin içeriği ile hukuki dayanakları kamu çalışanları tarafından yakından izleniyor.

Çiftçioğlu’ndan 2027 Bütçesi Öncesi Memur Çağrısı: 'Dipnot Değil, Başlık Olmalı'

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir