SES tarafından yapılan değerlendirmede; İstanbul’un nüfusu en sık yerleşilen il konumunda olması ve sağlık hizmetlerine yönelik talebin yükselmesi nedeniyle asistan hekim ihtiyacının diğer şehirlere kıyasla en fazla hissedildiği kent olduğu vurgulanıyor. Buna karşın son dönemde açıklanan yerleştirme sonuçları, köklü Eğitim ve Araştırma Hastanelerine yönelik tercihlerin belirgin biçimde gerilediğini gösteriyor.
Somut veriler ve kontenjan tablosu

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde açılan 34 kontenjandan yalnızca birine atama yapılmış; 33 kadro boş bırakılmıştır.
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde temel branşlar için ilan edilen 23 kontenjanın hiçbiri doldurulamamıştır.
Kontenjanların boş kalması, vatandaşların sağlık hakkını ve tedaviye ulaşımını doğrudan zedelemektedir. Ortaya çıkan başlıca sorunlar şöyle sıralanıyor:
İstanbul’daki pek çok kamu hastanesinin çocuk acil birimlerinde nöbet tutacak çocuk hekimi kalmadığı için acil vakalar ve kliniklerde kilitlenmeler yaşanıyor. Asistan yetersizliği nedeniyle bazı klinikler hizmet üretemez duruma gelmiştir.
Yeni asistan alınmaması, görevde kalanların ayda 10-12 nöbetle karşılaşmasına yol açıyor; artan yük istifaları, meslekten uzaklaşmaları ve yurt dışına göçü tetikleyerek kısır bir döngü oluşturuyor.
Az sayıda asistan hekim, uzman desteği olmaksızın günde 80-100 hastayı tek başına görmek zorunda kalıyor. Dakikada beş hastaya yetişme baskısı tıbbi hata olasılığını yükseltirken uzmanlık eğitimini fiilen ortadan kaldırmaktadır.
Taşra ve Anadolu örneği: Karadeniz ile Doğu Anadolu
Büyükşehirlerin dışında kalan fakülte ve Eğitim-Araştırma Hastaneleri süreci daha sert biçimde yaşıyor. Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki tıp merkezleri ile kliniklerde hiç tercih almama (“sıfır çekme”) oranları kritik eşiğe ulaşmış durumda. Klinik direktörlerinin uyarılarına göre bölgedeki büyük çocuk sağlığı ve hastalıkları anabilim dalları, asistan bulunamaması yüzünden kapanma riskiyle karşı karşıya.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bünyesinde hiç asistan bulunmayan iller de mevcut. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nde çocuk sağlığı ve hastalıkları anabilim dalı, hem öğretim üyesi hem asistan eksikliği nedeniyle ciddi güçlüklerle mücadele ediyor.

