Büro-Sen Başkanı Güney meslek sendikası yasağının denetimsizliğine tepki gösterdi

Büro-Sen Başkanı Güney meslek sendikası yasağının denetimsizliğine tepki gösterdi

Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney kamu sendikaları hakkında konuştu. Meslek ve işyeri esaslı kurulan bu yapıların 4688 sayılı Kanuna aykırı olduğunu savundu.

Hakan Uzunoğlu
30 Views
4 Min Read
4 Min Read

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, kamu görevlileri sendikacılığında meslek ve işyeri temelli örgütlenmeleri hedef aldı. Güney, söz konusu yapıların mevzuata uygun olmadığını ifade etti. Aidat kesintilerinin de kamuoyunda tartışma konusu olduğunu kaydeden Güney, denetim sürecinin ayrıntılı biçimde ele alınması gerektiğini dile getirdi.

Güney Ne Dedi?

Türkeş Güney, bugünkü sendikal düzenin kontrolsüz ve düzensiz bir tablo çizdiğini aktardı. Kanundaki boşluklardan faydalanılarak yasaklanmış nitelikte sendikaların kurulduğunu ileri süren Güney, bu örgütlerin asıl hedefinin mücadele değil, çıkar ve statü elde etmek olduğunu söyledi.

Büro hizmet kolunda sayıca fazla yapının bulunduğunu hatırlatan Güney, bu oluşumlar için yasaya uygun şekilde kurulmadı demenin abartı sayılmayacağını belirtti. Hak arama yolunu zayıflatan bu yapılara karşı duruşun ciddiyetini koruduğunu vurguladı.

4688 Sayılı Kanun Meslek Esaslı Sendikayı Nasıl Düzenliyor?

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, 12 Temmuz 2001’de Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun 4. maddesi, sendikaların hizmet kolu esasına dayanarak Türkiye genelinde örgütlenmesini öngörüyor. Maddenin son fıkrası, aynı hizmet kolunda birden fazla sendikaya izin verirken meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulmasını açık biçimde yasaklıyor.

Kanunun gerekçe metninde, güçlü bir sendikacılık için kamu görevlilerinin 11 hizmet koluna ayrıldığı ifade ediliyor.

Denetim Nasıl İşliyor?

6. maddeye göre sendika kurucuları, tüzük ile kamu görevlisi olduklarını gösteren belgeleri sendika merkezinin bulunduğu il valiliğine veriyor. Valilik, belge örneklerini 15 iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderiyor.

Kanuna aykırılık saptanırsa valilik, eksikliklerin bir ayda giderilmesini talep ediyor. Süre içinde düzelme olmazsa valilik, sendikanın faaliyetlerinin durdurulması için iş mahkemesine başvuruyor. Mahkeme en çok 60 gün veriyor; bu sürede düzenleme yapılmazsa sendikanın kapatılmasına hükmediliyor. Sendika merkezlerinin büyük bölümü Ankara’da olduğundan denetim fiilen Ankara Valiliği üzerinden yürütülüyor.

Memur Sendikalarında Yüzde 5 Barajı Tartışması: 'Hukuki Dayanağı Yok'

Memur Sendikalarında Yüzde 5 Barajı Tartışması: ‘Hukuki Dayanağı Yok’
İçeriği Görüntüle

Denetim Neden Yetersiz Kalıyor?

Uygulama büyük ölçüde kuruluş sırasında sunulan tüzük ve belgelere dayanıyor. Meslek veya kurum odaklı birçok sendika, tüzüğünde ilgili hizmet kolunda ülke çapında faaliyet göstereceğini yazar; üyeliği kâğıt üzerinde tüm kamu görevlilerine açık gösterir. Bu durumda meslek esaslılık, belgelerden çok sendikanın adından ve fiili üye dağılımından anlaşılıyor.

Kanunda bu kavramın ölçütünü belirleyen bir madde ya da kuruluş sonrası düzenli denetim öngören bir düzenleme yok. Tüzüğü yalnızca tek bir meslekle sınırlayan sendikalarda açık aykırılık görülürken; adı bir mesleği çağrıştıran ancak tüzüğü genel kapsamlı sendikalara müdahale etmek hukuken daha güç.

Valiliğin yetki kullandığı bir örnek mevcut. Yargıtay’a intikal eden bir dosyada, Yargıçlar Sendikası’nın başvurusunun kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle valilik 6. maddeye dayanarak işlem yaptı. Buna karşılık meslek veya işyeri esaslılık gerekçesiyle kapatılan bir kamu görevlileri sendikasına dair kamuoyuna yansımış bir karar bulunmuyor.

Aidat Kesintileri Kamu Zararı mı?

Güney, bu yapılara yapılan aidat kesintilerinin kamu zararı sayılıp sayılmayacağının tartışıldığını aktardı. Kamu zararı yaklaşımının uygulamaya girmesi halinde, yasaya aykırı yapılara aktarılan tutarların yasal faiziyle geri alınması gündeme gelebileceğini söyledi.

Aidat, kamu görevlisinin maaşından kesilerek işveren aracılığıyla sendikaya aktarılan üye ödemesidir. Kesintilerin kamu zararı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hukuken tartışmalıdır; bu yönde verilmiş bir yargı veya idari karar yoktur.

Share This Article
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir